Sinüzit ve Geniz Akıntısı Nedir, Aralarında Nasıl Bir İlişki Vardır?

Büyük ölçüde sinüzit hastalığı sebebiyle ortaya çıkan, öksürük nöbetleri, mide bulantısı ve baş ağrısına neden olan geniz akıntısı, genellikle ilaç tedavisiyle ortadan kaldırılabilen bir sağlık problemidir.

Sinüzit ve Geniz Akıntısı

Burun etrafını kaypalayan hava boşlukları şeklinde tanımlanabilen sinüslerin, birçok faktöre bağlı olarak iltihaplı doku sıvısı ile dolmasına sinüzit adı verilir. Toplumsal bir yanılgı olarak en ufak bir burun akıntısı dahi sinüzit olarak algılansa da, hastalık bu basitlikten uzak ve daha ciddi komplikasyonlara sebep olabilecek düzeydedir.

Vücut gelişimi normal düzeylerde olan bireylerde sinüsler 14 yaşında oluşumunu tamamlarken 24 yaşında son şeklini almış olur. İnsan vücudunun geneline bakıldığında;

  • Maksiler Sinüs (Yanak bölgesindeki sinüsler)
  • Frontal Sinüs (Alın bölgesindeki sinüsler)
  • Etmoid Sinüs (Gözdeki sinüsler)
  • Sfenoid Sinüs (Geniz akıntısına sebebiyet veren geniz bölgesindeki sinüsler)

olmak üzere 4 farklı sinüs çeşidi bulunur. Burada yalnızca etmoid sinüste ön ve arka olmak üzere iki çeşit doku mevcuttur.

Solunan havanın içerisinde zararlı partikül ve bakterileri tutan mukus tabakası üretiminde görevli  yapılardan biri olan sinüsler, normal çalışma standartlarında günde yarım litre düzeyinde mukus salgısı yapar. Vücut için zararlı moleküllerin tutulduğu bu tabaka daha sonrasında vücut sisteminin çalışma prensibine göre mideye gider ve orada sindirilir.

Dolayısıyla sinüslerin görevini tam anlamıyla yerine getirmesi yani mukus salgısını eksiksiz bir şekilde yapması, vücuda zararlı moleküllerin uzak tutulmasını sağlayarak bağışıklık sisteminin tahribata uğramasını engelleyecektir.

 Sinüzit ve Geniz Akıntısı Belirtileri

Sinüzit belirtileri hastaların yapısal özelliklerine göre değişkenlik göstermesine rağmen hemen hemen bütün hastalarda ortak görünen semptom; geniz akıntısıdır.

Geniz akıntısı, sinüzitin meydana getirdiği bir durum olup hastalığın en önemli semptomları arasında yer alır. Bir önceki paragrafta da ifade edildiği gibi, mukus tabakası tarafından tutulan zararlı maddeler geniz bölgesinden boğaza, oradan da mideye giderek sindirilir ve yok edilir. Anormal bir durum olmadığı takdirde bu sürecin birey tarafından fark edilmesi düşük bir olasılıktır. Geniz akıntısının artmasına ve renk değişimine uğramasını yani koyulaşmasına sebep olan hastalıkların başında sinüzit gelir. Bu nedenle de sinüzit ile geniz akıntısı arasında sıkı bir ilişki mevcuttur.

Sinüzite ek olarak geniz akıntısına sebep olması muhtemel problemleri şu şekilde sıralamak mümkündür;

  • Bireyin sigara tüketmesi.
  • Özellikle yaz aylarında düşük miktarlarda sıvı  tüketilmesi.
  • Mukus salgısını arttıracak ilaç kullanımı.
  • Mevsim geçişlerine ortaya çıkan alerji durumları.

Sıralanan dört faktör de geniz akıntısı üzerinde etkili olmasına rağmen akıntı sıklıkla sinüzit ile ilintili olarak ortaya çıkar.

Akıntı ve sinüzit arasındaki ilişkiden bahsettikten sonra, akıntının kendini belirgin şekilde ifade ettiği semptomları sıralamak konu bütünlüğü açısından gerekli olacaktır.

Geniz akıntısının neden olduğu durumlar;

  • Boğazda biriken tabaka bireyde öksürme istediğine neden olacak ve kimi zaman bu öksürükler nöbet haline gelecektir. Özellikle salgının miktarı yoğunlaştığı takdirde bu öksürüklerin şiddetinin ve süresinin yükselme ihtimali de mevcuttur.
  • Genellikle mide bulantısıyla birlikte görülen baş ağrısı.
  • Elmacık kemiklerinde ve şakaklarda doluluk hissi.

olarak ifade edilebilir. 

Sinüzit  ve Geniz Akıntısı Tedavisi

Geniz akıntısı tedavisi kapsamında ilk olarak değerlendirilen yöntemler; ilaç tedavisi ve doktor gözetiminde alınacak birtakım önlemlerdir. Bu iki tedavi metodunun çözüm olmadığı hastalarda ise üçüncü bir seçenek olarak cerrahi müdahale gündeme gelir. Fakat hastalığın tedavisinde cerrahi müdahale kullanımının düşük bir orana sahip olduğunu ifade etmek gerekir.

Tedavi kapsamında hastanın alması gereken ve tedaviye yardımcı olacak önlemleri sıralamak istersek;

  • Sigara tüketiminin mümkünse tamamıyla bırakılması, değil ise azaltılması.
  • Günlük su tüketimine özen gösterilmesi.
  • Hekim tarafından önerilen tuz oranı yüksek sıvılar ile burnun temizlenmesi.

 Genel olarak bakılacak olursa; akıntıya sebep olan faktörlerin etkin bir şekilde tespit edilmesinin tedaviyi önemli ölçüde şekillendireceğini ifade etmek gerekir. 

Akıntının sebebi sinüzit ise; uygulanan ilaç tedavisinin süresinin hayli uzaması muhtemeldir. Akut sinüzitlerin ilaç ile tedavisi yaklaşık 4 hafta kadar sürerken, kronik sinüzitler için bu süre 3 aya kadar çıkmaktadır. Hastalığın kronik türünün tedavisinde gelişen teknolojinin getirdiği “Endoskopik Sinüs Tedavi” ve “Balon Sinoplasti Tedavi”  seçenekleri uygulanabilir. Belirtilen bu iki yöntemde hastanın iyileşmesi diğer yöntemlere kıyasla daha uzun bir zaman dilimine yayılacaktır.

Sinüzit ve Geniz Akıntısı Bitkisel Tedavisi

Öksürük nöbetleri, baş ağrısı ve mide bulantısı gibi birçok olumsuzluğa sebep olabilen geniz akıntısının tedavisinde kullanılan bitkisel kürleri ve tariflerini şu şekilde detaylandırmak mümkündür;

Adaçayı Kürü

Bir tatlı kaşığı miktarında adaçayı ve bir su bardağı su ile hazırlanan bu bitkisel kür, öksürük nöbetlerinin kontrol altına alınmasında oldukça önemli bir rol oynar. Öncelikli olarak su kaynatılır ve daha sonra kaynatılan suya adaçayı eklenerek yaklaşık 10 dakika kadar demlenir. Adaçayı demlendikten sonra vakit kaybetmeden süzülür ve günde 2 ile 3 kez gargara yapılarak kullanılabilir. Bitkisel tarifin bilinen herhangi bir yan etkisi olmamakla birlikte, elde edilen çayın 48 saat sonra etkisini yitirdiğini ifade etmek gerekir.

Lavanta Kürü

Bir tatlı kaşığı lavanta ve bir su bardağı suyun kısık ateş ile 6 dakika kadar demlenmesiyle oluşan karışım, süzüldükten sonra tüketime hazır hale gelir ve 15 gün boyunca akşam yemeğinden önce tüketilmelidir. Kürün etki gösterebilmesi adına taze olması şarttır. Buna ek olarak; hazırlanan karışımın içerisinde herhangi bir ek gıda ilave edilmemesi gerekir. Aksi takdirde istenilen sonuçlar elde edilmeyeceği gibi birçok yan etki de ortaya çıkabilir.

Makale Değerlendirmesi
1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız
Loading...
Yorumlar