Kronik Sinüzit Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

Sinüslerde oluşan tıkanıklığın belirtilerinin 3 aydan daha uzun süre antibiyotik tedavisine rağmen iyileşmemesi sonucunda kronik sinüzit ortaya çıkacak ve cerrahi müdahale ile tedavisi olur.

Kronik Sinüzit

Kronik Sinüzit Bilgisayar Tomografisi Görüntüsü

İnsanların yüz bölgesinde var olan sinüsler kafa kemiği içerisinde bulunan boşluklardır. Sinüslerin mukoza salgılaması ve mukus üretmesi ile görevlidir. Bu sayede burundan giren mikropların temizlenmesini sağlamaktadır. Sinüslerin bir doku ile örtülmesi ve zaman içerisinde bu dokunun iltihaplanması sonucunda iltihaplanarak tahriş olmasına neden olacak bir durum oluşur. Bunun sonucunda kişilerde mukus üretimi fazlalaşacak ve hastalarda sinüs boşluklarında biriken mukus tıkanıklığa neden olacak durum oluşmasına neden olur. Hastalarda ayrıca alerjik rinit durumunda da sinüzit hastalığının gelişmesi görülmektedir. Bunun durumunda eğer ki bir hastada meydana gelen kronik sinüzit hastalığının 3 aydan daha uzun bir süre belirtilerinin devam ederek sinüs boşluklarının mukus ile tıkalı olması sonucunda 3 aydan daha uzun bir süre devam etmesi durumunda kronik sinüzit hastalığı maksiller boşluklara dolu olması sonucunda ortaya çıkacaktır.

Kronik Sinüzit Belirtileri

Kronik sinüzit olması durumunda hastaların sıklıkla kronik tanısı konulması için sinüs tabakasını örten mukozanın şişmesinin 12 haftadan daha uzun sürmesi sonucunda meydana gelecek bir durum oluşur. Hastaların bütün sinüzit tedavisine cevap vermemesine ve hastalarda iyileşmeyen maksiller bölgede biriken mukoza sonucunda şu belirtiler ortaya çıkacaktır.

  • Yeşil ya da sarı renkte burun akıntısı;
  • Burnun sürekli tıkalı kalması;
  • Yüz bölgesinde basınç oluşması;
  • Başın ağrıması;
  • Yüksek ateş oluşması;
  • Ağız kokusu;
  • Kuru öksürük;
  • Sürekli kendisini halsiz hissetmesi;
  • Görme sorunları;
  • Boyun ağrısı;
  • Bilinç karmaşası.

Hastalarda akut sinüzit belirtilerinin uzun sürmesi sonucunda burun tıkanıklığının oluşması sonucunda sıklıkla hastalarda koku alma duyusunda azalma meydana gelecektir. Bu yukarıda yazmış olduğumuz belirtilerin sinüs boşluklarının enfeksiyon yaşaması sonucunda sıklıkla birkaç tanesi aynı anda oluşması durumunda hastanın kronik sinüzit tanısı konulmaktadır. Bu belirtiler için uygulanacak olan tedavi çoğunlukla hastada iyileşme belirtilerinin olmamasına neden olacaktır.

Hastalarda alerjik rinit kronik sinüzit hastalığı sonucunda oluşacak maksiller dokusunun tıkanması sonucunda bu belirtilerin iyileşmesi sonucunda bir süre sonra tekrarlaması da görülmektedir.

Kronik Sinüzit Nedenleri

Kronik sinüzit hastalığının kısa süre içerisinde iyileşmesi durumunda buna akut sinüzit tanısı konulmaktadır. Fakat hastalığın 12 haftadan daha uzun süre yukarıda yazmış olduğumuz belirtilerden en az birkaç tanesinin görülmesi durumunda ise kronik sinüzit olarak adlandırılmaktadır. Sinüsler kafa bölgesinde bulunmaktadır. Burun içerisine açılan boşluklar olarak bilinmektedir. İçerisinde hava bulunur ve mukus salgılaması sonucunda burundan girecek olan mikropları ve bakterileri tutacaktır. Sinüs boşluklarının dokusunun iltihaplanması sonrasında ya da hastalarda alerjik sebepler ve bakteriler sonucunda sinüs boşluklarında tıkanma meydana gelecektir. Kronik sinüzit hastalığının oluşma nedenleri şunlardır:

  • Uzun süren soğuk algınlığı;
  • Alerjik sebepler;
  • Mikroplar;
  • Burun kemiğinin eğri olması;
  • Bakteriler.

Hastaların alerjik rinit sonucunda da sıklıkla kronik sinüzit hastalığının oluşmasına neden olacak durum meydana gelebilir. Hastalığın ayrıca oluşmasında etkili olan bir durum da geniz etinde büyüme olması sonucunda sık sık görülmektedir. Sigara kullanan kişilerin kirli hava soluması sebebi ile oluşacağı gibi bağışıklık sistemi zayıf olan insanlarda da kronik sinüzit olmasına neden olacaktır.

Hastaların sinüslerinin olması durumunda ses tellerinin etkilenmesi ve başının dik durmasını sağlayacak olan durumlar oluşur.

Kronik Sinüzit Tedavisi

Hastalığın kesin tedavisi olmamaktadır. Çünkü hastalığın tedavisinde cerrahi müdahale yapılmış olsa bile sinüs boşluklarının alınmayacak olması nedeniyle bir süre sonra antibiyotik tedavisi uygulanarak ya da cerrahi müdahale ile açılan sinüslerin bir süre sonra tıkanmasına neden olur. Bu nedenle de kesin olarak hastalığın tedavisi yapılsa da sonradan nüks etme ihtimali bulunmaktadır.

Kronik olan ve 3 aydan daha uzunca bir süre belirtilerinin olması durumunda kulak burun boğaz doktorları tarafından cerrahi müdahale uygulanması hastalığın tedavisinde iyi bir sonuç verecektir. Alerjik rinit sebebiyle maksiller boşluklarda meydana gelen tıkanmanın oluşturduğu belirtilerin en az 10 gün boyunca antibiyotik tedavisi uygulanmış olsa bile hastalarda iyileşme olmaması durumunda endoskopik cerrahi gündeme gelecektir. Bunun için mutlaka uzman bir hekim tarafından yapılması gereken bir cerrahi müdahale olduğu bilinmelidir. Dudak ve damak arasından açılan bir boşlukta endoskopik tıbbi cihaz yardımıyla sinüs boşluklarına ulaşılacaktır. Alerjik sebeplere bağlı olarak ya da diğer nedenlerden oluşan kronik sinüs neticesinde dolan boşluklar açılacak ve kanallarda genişleme sağlanacaktır. Fakat endoskopik cerrahi kesin bir tedavi yöntemi olmamakla birlikte komplikasyonlarının olması nedeniyle de günümüzde hastalara Balon Sinüsoplasti tedavisi on yıllarda uygulanmaktadır.

Yüz bölgesinde morarma, göz kanallarında zedelenme, damarların hasar görmesi gibi komplikasyonları bulunmaktadır. Ayrıca hastanın birkaç hafta boyunca kanaması olacağı gibi tampon uygulaması da söz konusu olacaktır.

Ağrısız ve kanamasız bir yöntem olan Balon Sinüsoplasti kulak burun boğaz uzmanları tarafından ve röntgen cihazı yardımı ile ortalama olarak 20 dakika içerisinde gerçekleştirilecek bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi yöntemi için tıbbi bir balon sinüs boşluklarına yerleştirilecek ve röntgen cihazının yardımı sayesinde balonun içerisine hava verilerek şişirilir. Hastanın antibiyotik tedavisi yanıtsız kalması sonucunda alerjik nedenler ya da diğer nedenler sonucunda oluşan kronik sinüzit tedavisin Balon Sinüsoplasti günümüzde oldukça etkili bir yöntem olmaktadır. Cerrahi müdahalede oluşacak komplikasyonlar bu yöntem ile iyileşmesi beklenen hastalarda görülmemektedir.

Makale Değerlendirmesi
1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız
Loading...
Yorumlar